Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, İngiliz hükümetinin transatlantik köle ticareti konusunda resmi özür sunmaya ve yapılandırılmış bir diyalog sürecine açık yaklaşımını, onarıcı adaletin hayata geçirilmesi açısından kayda değer bir ilerleme olarak niteledi. Gana Cumhurbaşkanlığının açıklamasında, Mahama'nın İngiltere Başbakanı Andy Burnham tarafından köle ticaretinin neden olduğu ağır insan hakları ihlallerinin kabul edilmesini, iyileşmenin, uzlaşının ve adaletin sağlanması için önemli bir fırsat olarak gördüğü belirtildi.
Afrika Birliği (AfB) Onarıcı Adalet ve Küresel Onarıcı Adalet Danışma Kurulu Başkanı Mahama, İngiltere'nin kölelik ve sömürgecilikle bağlantılı geçmişiyle hesaplaşmaya yönelik tutumundan memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Mahama, bu gelişmenin, Gana'nın öncülüğünde hazırlanan ve kölelikle transatlantik köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en büyük adaletsizliklerden biri" şeklinde niteleyen Birleşmiş Milletler (BM) kararının kabulünü izleyen dönemde gerçekleştiğine işaret etti.
İngiltere'nin bu karara ilişkin oylamada çekimser oy verdiğini anımsatan Mahama, İngiliz hükümetinin son tutumunu, onarıcı adalet konusunda uluslararası uzlaşının pekişmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Onarıcı adalet görüşmeleri için 5 ana başlık sundu. Gana'nın köle ticaretinin tarihinde önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Mahama, Cape Coast, Elmina ve Christiansborg kalelerinde milyonlarca Afrikalının insanlık onurundan yoksun bırakıldığını, ardından "Dönüşü Olmayan Kapı"dan geçirilip köle olarak Atlantik'in diğer tarafına götürüldüğünü belirtti.
Mahama, tarihte işlenen suçların kabulü ile resmi özrün geçmişin acılarını silmeyeceğini ifade ederken, atılacak bu adımların tarihin inkarına son verilmesi ve gerçek anlamda bir iyileşme sürecine geçilmesi bakımından önemli olduğunu vurguladı. Onarıcı adalete ilişkin görüşmelerin 5 ana başlık çerçevesinde gerçekleştirilmesini teklif eden Mahama; resmi özür sunulmasını, sistematik ırkçılık ve Afrika karşıtı ayrımcılıkla mücadeleyi, özellikle eğitim ve sağlık olmak üzere farklı alanlara yatırım yapılmasını, yağmalanmış kültürel mirasın geri verilmesini ve yapısal ekonomik eşitsizlikleri gidermeyi amaçlayan kalkınma ortaklıklarını bu başlıklar arasında sıraladı.
Mahama, geçmişteki adaletsizliklerle yüzleşmenin bir zayıflık olarak değil, devlet adamlığının bir işareti olarak görülmesi gerektiğini belirterek dünya liderlerine, geçmişle dürüst biçimde hesaplaşmaları ve benzer insanlık suçlarının yeniden işlenmesini engelleyecek kalıcı çözümler üretmeleri çağrısında bulundu. Gana'nın öncülük ederek hazırladığı, kölelik ve transatlantik köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en büyük adaletsizliklerden biri" olarak niteleyen karar tasarısı, BM Genel Kurulunda 25 Mart'ta kabul edilmişti.
Gana öncülüğünde hazırlanan söz konusu tasarıya 123 ülke "evet" oyu vererek kabulünü sağlarken, ABD, Arjantin ve İsrail aleyhte oy kullanmış, 53 ülke de "çekimser" oy vermişti.


