Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlık, insanın en büyük zenginliğidir. Bu zenginliği koruyabilmek, yalnızca hastalıkları tedavi etmekle değil, hastalıklara neden olan riskleri henüz ortaya çıkmadan engellemekle mümkündür. Bu anlayış doğrultusunda toplum sağlığını tehdit eden alışkanlıklara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.Memişoğlu, Zonguldak'ta Alaplı Devlet Hastanesi ile Karadeniz Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 25 yılda sağlık alanında büyük ilerlemeler kaydettiklerini dile getirdi.Zonguldak'ta da bu gelişimin önemli örneklerini hayata geçirdiklerini belirten Memişoğlu, 2002 yılından itibaren 400'er yatak kapasitesine sahip Atatürk ve Ereğli Devlet hastaneleri öncelikli olmak üzere 15 yeni hastane ile 17 yeni sağlık merkezi yaptıklarını anlattı.
Zonguldak'taki toplam yatak kapasitesinin 2 bin 335'e ulaştığını aktaran Memişoğlu, yalnızca son iki yıl içinde kente 680'in üzerinde hekim ile 163 yeni sağlık personeli kazandırıldığını söyledi.Bakan Memişoğlu, Zonguldak'ta bütün branşlarda tam kapsamlı sağlık hizmeti sunduklarını ve ileri teknolojiye dayalı tanı ve tedavi uygulamalarını kentte başarıyla yürüttüklerini kaydetti."Sağlıklı yaşam hayatın içinde başlar"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öncülüğünde ve vatandaşların desteğiyle Zonguldak'a ve Türkiye'ye yeni eserler kazandırdıklarını ifade eden Memişoğlu, Zonguldak Merkez, Kozlu, Çaycuma, Alaplı ve Ereğli ilçelerinde aile sağlığı merkezlerinden 112 Acil Sağlık istasyonlarına kadar 7 yeni sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini bildirdi.Memişoğlu, Zonguldak merkezde 150 yataklı, Kilimli ilçesinde ise 25 yataklı hastane projelerinin sürdüğünü belirterek, diğer yatırımların da tamamlanmasıyla birlikte kente 15 yeni sağlık tesisi daha kazandırılacağını açıkladı."Sağlıklı yaşam hayatın içinde başlar." diyen Memişoğlu, fazla kiloyla, hareketsizlikle ve tütün bağımlılığıyla mücadelede herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı ve fiziksel hareketin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini söyledi.Bakan Memişoğlu, "Kendi sağlığımızı korurken çocuklarımızın da doğru alışkanlıklar edinmesini sağlamalıyız.
Sağlık, insanın en büyük zenginliğidir. Bu zenginliği korumak, sadece hastalıkları tedavi etmekle değil, hastalıklara yol açan riskleri daha ortaya çıkmadan önlemekle mümkündür. Bu anlayışla toplum sağlığını tehdit eden alışkanlıklara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeliyiz." diye konuştu."Tütünle mücadele, hepimizin meselesidir"Tütünle savaşımın yalnızca sigara kullanan kişileri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü tütün, her yıl 100 binden fazla insanımızın yaşamını yitirmesine neden oluyor.
Bugün Türkiye, ne yazık ki sigara kullanım oranında dünya genelinde ikinci sırada bulunuyor. Ülkemizde maalesef her 3 kişiden 1'i, yani nüfusumuzun yüzde 33'ü tütün kullanıyor. Erkeklerde akciğer kanseri görülme sıklığı bakımından dünyada ne yazık ki ilk sıradayız.
Bir diğer önemli konu ise çocuklarımızın sigarayla tanışma yaşıdır. Türkiye'de tütün kullananların yarısından fazlası bu alışkanlığa 18 yaşından önce başlıyor. Sigara kullanan 13-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 73,3'ü yaş doğrulaması yapılmadan sigara satın alabiliyor.
Bugün elektronik sigara ve puff gibi yeni ürünlerle de maalesef karşı karşıyayız. Bu ürünler farklı adlar ve ambalajlarla gençlerimize sunuluyor. Daha az zararlı oldukları ifade ediliyor ancak bunların da ciddi sağlık riskleri taşıdığını özellikle vurgulamak istiyorum.
Hiçbirini masum bir alışkanlık olarak değerlendirmemeliyiz. Çocuklarımızı bu tehlikeden korumak istiyoruz. Bu nedenle tütün satışında elektronik yaş doğrulama sisteminin önemini bir kez daha belirtmek istiyorum."Memişoğlu, Yeşilayın gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre vatandaşların yüzde 90'ının söz konusu sistemi desteklediğini, sigara kullananların yüzde 80'inin ise bu bağımlılıktan kurtulmak istediğini ifade etti.Tütünün yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine ve başta kanser ile kalp krizi olmak üzere yaşamı tehdit eden çok sayıda hastalığa yakalanma riskini yükselttiğine işaret eden Memişoğlu, "Bazen 'Bana bir şey olmaz' deniyor.
Bazen de 'Bir gün bırakacağım' denilerek bu karar erteleniyor. Buradan açıkça ifade ediyorum, iş işten geçtikten sonra 'eyvah' demenin bir faydası yok. Bugün ülkemizin dört bir yanında 1910 Sigara Bırakma Polikliniğimizle hizmet sunuyoruz.
MHRS aracılığıyla çevrim içi poliklinik hizmeti veriyoruz. Hekimlerimizin uygun gördüğü vatandaşlarımıza sigarayı bırakma tedavisinde kullanılan ilaçları ücretsiz temin ediyoruz." şeklinde konuştu.Bakan Memişoğlu, sosyal güvencesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın bu bağımlılıktan kurtulmak isteyen her vatandaşın yanında olduklarını belirterek, dünyada sigarayı bırakma hizmetlerini tamamen ücretsiz sunan az sayıdaki ülkeden biri olduklarını vurguladı.Haftanın 7 günü hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nın vatandaşlara rehberlik ve takip desteği sağladığını aktaran Memişoğlu, sigarayı bırakmak isteyenlerin Sigara Bırakma Polikliniklerine başvurabileceğini veya ALO 171'i arayabileceğini söyledi.
Memişoğlu, ilaç desteği ve uzmanların yönlendirmesiyle bu süreci birlikte sürdürebileceklerini ifade etti.Tütünle mücadelenin yalnızca devletin veya Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda olmadığını, toplumun her kesiminin ortak görevi olduğunu dile getiren Memişoğlu, aileler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları ve esnafla birlikte topyekun hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukları korumanın toplumun ortak vicdanının gereği olduğunu kaydetti.Türkiye'de 2024 yılında 150 milyar adet bandrollü sigara satıldığını bildiren Memişoğlu, "Bu rakam, mücadelenin neden daha kararlı biçimde ve hep birlikte yürütülmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Buradan aramızda sigara kullanan vatandaşlarımıza bir kez daha sesleniyorum: Gelin, bugün kendinize bir söz verin.
'Artık sigara içmeyeceğim. Hem kendime hem Bakanlığıma söz veriyorum' deyin. Biz de bu kararınızda sonuna kadar yanınızda duralım." ifadelerini kullandı.Hastalanmadan önce vatandaşların yanında olduklarını, kendilerinin hastalık değil Sağlık Bakanlığı olduğunu vurgulayan Memişoğlu, vatandaşı yakından tanıdıkları için öncelikle aile hekimlerine başvurulmasını istediklerini söyledi.Aile hekimlerinin bugün şeker ve tansiyon hastalarının yanı sıra astım ve kalp hastalığı bulunan kişileri bizzat arayarak takip ettiğini aktaran Memişoğlu, hastaları adına hastanelerdeki tüm uzman hekimlerden doğrudan randevu alabildiklerini belirtti.Bakan Memişoğlu, aile hekimlerinin uzman hekimlerle dijital altyapı üzerinden anlık veri paylaşabildiğini dile getirerek, uzman hekimlerin başlattığı ilaçların reçetelenmesinden evde sağlık hizmeti raporlarının düzenlenmesine ve mevcut raporların yenilenmesine kadar pek çok işlemin aile hekimlerince yapılabildiğini anlattı."Kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı geliştirmek için çalışıyoruz"Güçlü sağlık altyapısını bilim ve üretim yoluyla daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçladıklarını belirten Memişoğlu, şunları söyledi: "Hekimlerimizin birikimini, mühendislerimizin emeğini ve sanayicilerimizin üretim kapasitesini ortak hedefler etrafında bir araya getiriyoruz.
Kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı geliştirmek üzere çalışmalar yürütüyoruz. 'Fikirden Ürüne Üreten Sağlık' diyoruz. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitemizin kanser tedavisine yönelik yeni ilaç molekülü çalışmalarından havadaki virüsleri belirleyebilen yenilikçi algılama sistemlerine kadar geliştirdiği projeleri son derece değerli buluyoruz.
Tıp, eczacılık ve mühendislik fakültelerimizin işbirliğiyle ortaya çıkan bu öncü araştırmaları gönülden destekliyoruz. Zonguldak'ın nitelikli sağlık hizmetlerinin yanı sıra bilimsel çalışmaları ve teknolojik üretimiyle de insanımıza şifa olmasını istiyoruz. TÜSEB aracılığıyla araştırmacılarımızın ve sanayicilerimizin yanında yer alıyoruz.
Yenilikçi çalışmaların insanımıza fayda sağlayacak somut ürünlere dönüşmesini hedefliyoruz. Sağlık alanında yeni bir fikri, yeni bir projesi veya üretim imkanı bulunan herkesi birlikte çalışmaya davet ediyorum. Gelin, geleceğin sağlık teknolojilerine Türkiye'nin imzasını beraber atalım."Açılışını yaptıkları Alaplı Devlet Hastanesi'nin 50 hasta yatağı, 16 polikliniği, ameliyathaneleri ve yoğun bakım yataklarıyla vatandaşlara nitelikli sağlık hizmeti sunduğunu belirten Memişoğlu, Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin de 30 diş ünitesiyle ilçedeki ağız ve diş sağlığı hizmetlerini güçlendirdiğini ifade etti.Bakan Memişoğlu, merkezde çocuk diş sağlığından diş eti hastalıklarının tedavisine kadar çeşitli alanlarda uzman hekimlerin görev yaptığını belirtti.
Bu eserlerin Alaplı ve Ereğli'de yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine ulaşmasını kolaylaştırdığını anlatan Memişoğlu, sağlık tesislerinde görevli tüm sağlık çalışanlarına görevlerinde başarı ve kolaylık diledi.AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt da yatırımların vatandaşların sağlık hizmetlerine daha rahat erişmesi, nitelikli sağlık hizmeti alması ve yaşam standartlarının iyileşmesi anlamına geldiğini söyledi.Vali Osman Hacıbektaşoğlu, açılışı gerçekleştirilen tesislerin ilçeleri açısından önemli bir kazanım olduğunu belirterek, yatırımların hastalıkların tedavisinin yanı sıra koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini de içerdiğini ifade etti.Konuşmaların ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, açılış kurdelesini kestikleri sağlık yatırımlarını gezerek incelemelerde bulundu.Bu sırada Bakan Memişoğlu, kurdele kesimi esnasında görüntülü bağlantı kurarak Karadeniz Ereğli ilçesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin de eş zamanlı açılışını yaptı.Törene AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Adem Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve kent protokolü katıldı.Bakan Memişoğlu, programının devamında Zonguldak Valiliğini ziyaret etti.


